Bir Antropoloğun Gözünden: Pendik İstanbul’un Kaçıncı Büyük İlçesi? Kültürlerin çeşitliliği, bir şehrin ruhunu oluşturan en önemli unsurlardan biridir. Bir antropolog olarak İstanbul’un sokaklarında dolaşırken her köşe başında farklı bir toplumsal hikâyeye tanık olurum. Bu şehir, bir araya gelen binlerce kimliğin, ritüelin ve yaşam biçiminin buluşma noktasıdır. Pendik, bu çok katmanlı kültürel yapının modern bir laboratuvarı gibidir. Fiziksel büyüklüğü, nüfus yoğunluğu ve toplumsal çeşitliliğiyle yalnızca bir “ilçe” değil, İstanbul’un dönüşen sosyolojisinin sembolüdür. Peki, Pendik İstanbul’un kaçıncı büyük ilçesi? Yalnızca rakamsal bir sıralamanın ötesinde, bu soru bizi kentin kültürel örgüsünü anlamaya çağırır. Pendik’in Yeri: Mekândan Anlama, Anlamdan Kimliğe Coğrafi olarak Pendik, İstanbul’un…
Yorum BırakKategori: Makaleler
İki Günde Bir, Gün Aşırı Ne Demek? Antropolojik Bir Bakışla Zamanın Sosyal Anlamı Bir antropolog olarak, kültürlerin zamanı nasıl algıladığını anlamaya çalışmak her zaman büyüleyici bir yolculuktur. Çünkü zaman, yalnızca ölçülebilen bir olgu değil, aynı zamanda bir kültürel inşadır. Her toplum kendi ritmine, kendi düzenine göre zamanı anlamlandırır. “İki günde bir” ya da “gün aşırı” gibi ifadeler, basit bir zaman dilimini anlatıyor gibi görünse de, aslında insanların dünyayı nasıl organize ettiklerine, işlerini nasıl planladıklarına ve hatta kimliklerini nasıl tanımladıklarına dair çok daha derin bir hikâyeyi barındırır. Zamanın Kültürel Kodları: Ritüellerin İçindeki Günler “İki günde bir” ya da “gün aşırı” ifadesi,…
Yorum BırakBugün seni, geleceğin teknolojisine ve insanlığın yaratıcılığına dair bir beyin fırtınasına davet ediyorum. “Kama malzemesi” kavramı kulağa teknik geliyor olabilir ama aslında geleceğin dünyasında bu terim, hem bilimin hem insanlığın kesiştiği bir vizyonun anahtarı olabilir. Kama Malzemesi Nedir? Geleceğin Dengesini Kuracak Yenilik Kama malzemesi, adını Eski Türk kültüründe “denge, keskinlik ve yön belirleme” anlamlarını taşıyan “kama” kelimesinden alır. Günümüzde bu terim, geleceğin ileri teknoloji üretiminde kullanılacak akıllı, esnek ve sürdürülebilir malzeme türlerini tanımlamak için kullanılmaya başlanmıştır. Kısaca söylemek gerekirse: Kama malzemesi, yalnızca dayanıklılık değil, bilinçli tepki verme yeteneği olan “canlı” bir malzemedir. Geleceğin Mühendisliği: Akıllı ve Duyarlı Malzemeler Kama malzemeleri,…
Yorum BırakGözaltı Kararı Kim Verir? Edebiyatın Merceğinden Adalet, Otorite ve İnsan Kelimelerin dünyasında her şey bir karara dönüşür. Bir karakterin susması, bir yazarın nokta koyması, bir anlatıcının yön değiştirmesi… Her biri bir tür hüküm gibidir. Edebiyat, sadece hikâyeleri anlatmaz; aynı zamanda otorite, özgürlük ve vicdan arasındaki o görünmez savaşın kaydını da tutar. İşte bu yüzden, “Gözaltı kararı kim verir?” sorusu yalnızca hukuki bir mesele değil; insanın iç dünyasına, toplumsal düzenin gölgesine ve edebiyatın sorgulayıcı damarına kadar uzanır. Adaletin Gölgesinde Bir Anlatı: Kelimenin Tutanağı Bir hukuk metninde “gözaltı kararı”, somut bir otoritenin eylemidir — genellikle cumhuriyet savcısı ya da hakim tarafından verilir.…
8 YorumGöz akı nasıl beyazlar? Tarihsel arka plan, güncel bilim ve güvenli uygulamalar Göz akının (sclera) “bembeyaz” görünmesi, sağlık algısı ve estetik beklentiler açısından uzun zamandır önemsenir. Ancak beyazlık tek başına sağlık göstergesi değildir; göz akı rengindeki değişimler çoğu zaman altta yatan bir nedenin işaretidir. Bu yazı, konunun tarihsel köklerini, günümüzdeki akademik tartışmaları ve güvenli yaklaşımları bir araya getirir. Göz akının yapısı: Neden beyaz görünür? Sclera; yoğun, düzensiz kollajen liflerden oluşan sağlam bir dokudur. Bu liflerin rastgele ve sıkı dizilimi ışık geçişini engeller; korneadaki düzenli lif diziliminden farklı olduğu için saydam değil beyaz görünür. Bu temel yapı, gözün şeklini ve dayanıklılığını…
8 YorumGörgülü Olmak Ne Anlama Gelir? Tarihin Aynasında Bir İnsanlık Dersi Bir Tarihçinin Kaleminden: Geçmişe Dönüp Kendimizi Anlamak Tarihin tozlu sayfalarını karıştırırken bazen yalnızca savaşlar, krallar ya da imparatorluklar değil; insanın gündelik yaşamına yön veren değerler de belirir. Görgü bunlardan biridir. Bugünün hızla değişen dünyasında unutulmaya yüz tutmuş gibi görünen bu kavram, aslında toplumların omurgasını oluşturan bir kültür mirasıdır. Bir tarihçi olarak, “görgülü olmak” ifadesinin sadece nezaket kurallarından ibaret olmadığını, aynı zamanda bir toplumun ahlaki, kültürel ve sosyal olgunluğunu yansıttığını görmek beni her defasında büyüler. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e: Görgünün Sosyal Bir Kod Olarak Yükselişi Görgü, Osmanlı toplumunda yalnızca bireysel bir meziyet değil,…
8 YorumÖğrenmenin Dönüştürücü Gücü ve Grev Bilinci Bir eğitimcinin sınıfta yaşadığı her an, yalnızca bilgi aktarmakla kalmaz; aynı zamanda insanın adalet, eşitlik ve dayanışma gibi kavramları nasıl öğrendiğini de gözler önüne serer. Öğrenme, bireyin iç dünyasını dönüştüren bir süreçtir; tıpkı toplumun da zaman zaman kendini yeniden öğrenmesi gibi. Grev, bu anlamda sadece bir çalışma eylemi değil, toplumsal öğrenmenin güçlü bir ifadesidir. Çünkü her grev, “hak” kavramının yeniden öğretildiği bir sınıf gibidir. Peki, grevin amacı nedir ve bu süreç bireysel ya da toplumsal düzeyde nasıl bir öğrenme alanı yaratır? Grev: Öğrenme ve Dönüşüm Arasındaki Köprü Öğrenme teorilerinden biri olan John Dewey’in deneyimsel…
8 YorumAsya Handikap: Adaleti Mi Dengeler, Yoksa Kitleyi Uyutur Mu? Söyleyeyim: Asya handikap, “daha adil oranlar” sloganıyla pazarlanan, ama çoğu zaman karmaşıklığı lehine çeviren bir sistem. Evet, iddiada Asya handikap ne demek sorusunun cevabı teknik olarak basit: iki seçenekli bir piyasada kuvvet farkını dengelemek. Ama pratikte? Kafa karıştıran çeyrek goller, “geri ödeme” tesellisi ve görünmez marjlarla örülmüş bir labirent. Tartışmayı başlatıyorum: Asya handikap, gerçekten oyuncuyu koruyor mu, yoksa onu rahatlatıp daha büyük hatalara mı sürüklüyor? Kısa tanım: Asya handikap (AH), klasik 1X2’den farklı olarak beraberliği oyundan çıkarır ve bir takıma sanal gol avantajı/dezavantajı verir. 0, -0.25, +0.5, -1, -1.25 gibi çizgilerle…
Yorum BırakGeist Hangi Filozof? Tarihin Derin Katmanlarında Bir Kavramın İzinde Geçmişi anlamaya çalışırken aslında bugünü okuruz. Her dönüm noktası, her kavram, kendi çağının insanına bir ayna tutar. Geist da bu aynalardan biridir. Bir tarihçi olarak, her kavramın yalnızca felsefî değil, tarihsel bir hikâyesi olduğunu düşünürüm. Çünkü düşünceler, tıpkı imparatorluklar gibi doğar, gelişir, sarsılır ve dönüşür. Geist kavramı da tam olarak böyle bir yolculuğun ürünüdür. Geist Hangi Filozofa Aittir? “Geist” kelimesi, Almanca kökenlidir ve “ruh, zihin, tin” anlamlarını taşır. Bu kavramın en güçlü biçimiyle karşımıza çıktığı filozof ise Georg Wilhelm Friedrich Hegel’dir. Hegel’in felsefesinde “Geist”, sadece bireysel bir bilinç ya da ruh…
Yorum BırakJoJo Kaç Cilt? Felsefi Bir Perspektiften İnceleme Bir filozof, dünya ve insan hakkında sorular sorduğunda, sadece bilgi edinmeye değil, aynı zamanda bu bilgilerin varoluşsal anlamına da odaklanır. Yaşadığımız evrende, her şeyin bir anlamı olup olmadığını sorgulamak, en temel insan sorularından biridir. JoJo’nun Bizarre Adventure gibi bir sanat eseri de, felsefi bakış açısıyla değerlendirildiğinde, sadece bir manga serisi olmanın ötesine geçer. Peki, bir manga serisinin “kaç cilt olduğu” gibi basit bir soru, gerçekten ne kadar basit olabilir? Bu yazıda, JoJo’nun cilt sayısını sorgularken, etik, epistemoloji ve ontoloji perspektiflerinden nasıl derin anlamlar çıkarabileceğimizi keşfedeceğiz. JoJo’nun Evrensel Gerçekliği: Ontolojik Bir Bakış JoJo’nun Bizarre…
8 Yorum